Mutlu Olmak 😊

Ocak 17, 2026 - 17:29
 0  101
Mutlu Olmak 😊

Jerry, çevresindeki herkesin sevdiği insanlardan biriydi. Ne olursa olsun yüzünde eksik olmayan bir gülümsemesi vardı. Keyfi hep yerindeydi; sanki hayat, ona yalnızca iyi taraflarını gösteriyordu. Her durumda söyleyecek olumlu bir cümlesi bulunur, bu bitmeyen iyimserliğiyle kimi zaman etrafındakileri çileden çıkarırdı.

“Bu adam, bunca şeye rağmen nasıl böyle olabiliyor?” diye düşünürdüm.

Birine hâlini hatırını sorsalar, hiç düşünmeden aynı cevabı verirdi:
“Bomba gibiyim.”

Jerry, adeta doğuştan bir motivasyon kaynağıydı. Yanında çalışanlardan biri kötü bir gün geçiriyorsa, hemen yanına gider; yaşananlara başka bir açıdan bakmayı öğretirdi. Onu izlerken içimde hep aynı soru dolaşırdı.

Bir gün dayanamadım ve sordum:
Nasıl yapıyorsun Jerry? Nasıl olur da her koşulda bu kadar olumlu kalabiliyorsun?

Gülümsedi.
Her sabah uyandığımda kendime şunu söylerim, dedi. “Jerry, bugün iki seçimin var: Havan iyi olabilir ya da kötü.” Ben iyi olmasını seçerim.

Sonra devam etti:
Başıma kötü bir şey geldiğinde de iki yol vardır. Ya kurban olurum ya da ders alırım. Ben ders almayı seçerim. Biri şikâyetle geldiğinde yine iki seçimim olur: Şikâyeti kabul etmek ya da hayatın olumlu yanlarını göstermek. Ben olumlu olanı seçerim.

Dayanamadım:
Yok artık, dedim. Bu kadar kolay mı yani?

Evet, dedi sakin bir sesle. Hayat seçimlerden ibarettir. Her durumda bir seçim vardır. Nasıl davranacağını sen belirlersin. İnsanların tavrından nasıl etkileneceğini, ruh hâlinin iyi mi kötü mü olacağını… Kısacası, hayatını nasıl yaşayacağını sen seçersin.

Bu sözler beni derinden etkilemişti. Yıllar boyunca Jerry’yi görmedim ama her talihsizlikte, sızlanmak yerine bir seçim yapmam gerektiğinde hep onu hatırladım.

Aradan yıllar geçti. Bir gün Jerry’nin başına çok kötü bir olay geldi. Soygun için gelen hırsızlar paniğe kapılmış, Jerry’yi kurşun yağmuruna tutmuşlardı. On sekiz saat süren bir ameliyat geçirmiş, haftalarca yoğun bakımda kalmıştı. Taburcu edildiğinde bile bazı kurşunlar hâlâ vücudundaydı.

Onu olaydan altı ay sonra gördüm.
Nasılsın? diye sordum.

Her zamanki gibi gülümsedi:
Bomba gibiyim.

Peki o anda ne hissettin? dedim. Yerde yatarken…

Yine iki seçimim vardı, dedi. Ya yaşamayı seçecektim ya da ölümü. Ben yaşamayı seçtim.

Korkmadın mı? diye sordum. Hiç mi bilincini kaybetmedin?

Ambulanstaki sağlık görevlileri harikaydı, dedi. Bana sürekli iyileşeceksin dediler. Ama acil servisin koridorlarında sedyeyle hızla giderken doktorların yüzündeki ifadeyi gördüm. İşte o an korktum. O bakışlar bana “Bu adam ölmüş” diyordu. Bir şey yapmazsam, gerçekten ölü bir adam olacaktım.

Merakla sordum:
Ne yaptın peki?

Kocaman bir hemşire yanıma gelip bağırarak bir şeye alerjim olup olmadığını sordu, dedi. “Evet,” dedim. “Var.” Herkes sustu. Derin bir nefes aldım ve bağırdım: “Benim kurşunlara alerjim var!”

Doktorlar ve hemşireler kahkahalara boğulmuştu.
Sonra tekrar bağırdım, dedi Jerry. “Ben yaşamayı seçtim. Beni canlı bir insan gibi ameliyat edin. Otopsi yapar gibi değil.”

Jerry yalnızca doktorların ustalığı sayesinde değil, kendi olumlu tavrının gücüyle de hayatta kalmıştı. Onun yaşaması bana büyük bir ders oldu.

Her gün, hayatı dolu dolu yaşamayı seçme şansımız olduğunu ondan öğrendim.
Ve her şeyin, sandığımızdan çok daha fazla, kendi seçimlerimize bağlı olduğunu…

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

-кυмѕαℓ- Kupa Kızı ❤