MARTILAR NİÇİN DENİZLER ÜZERİNDE UÇAR? 🌊

Ağustos 9, 2025 - 14:25
 1  837
MARTILAR NİÇİN DENİZLER ÜZERİNDE UÇAR? 🌊

Bundan yüzyıllar önce, deniz aşırı, çok güzel bir ülke varmış. Elbette her masalda olduğu gibi bu masalda da bir kral ve tabii ki bir prenses yaşarmış. Prenses, dünyalar güzeli bir kızmış.

Kralın emriyle, prenses her gün saray muhafızları eşliğinde dolaşmaya çıktığında ona bakmak yasakmış. Halk, prensesin dolaşmaya çıktığı ilan edildiğinde hemen eğilir, gözlerini kapatır ya da evlerine çekilirmiş. Onu görmenin bedeli, ölümle cezalandırılmakmış.

Bir gün, prenses yine dolaşmaya çıktığında, fakir bir köylü delikanlı iradesine hâkim olamamış ve başını kaldırıp prensese bakmış. O an fakir delikanlı ile prensesin gözleri birbirine değmiş…

Tahmin edileceği üzere, fakir delikanlı prensese büyük bir aşkla tutulmuş. Prensesin o derin bakışlarının da boş olmadığını düşünen delikanlı, günlerce uyuyamamış. Ölümü bile göze alarak onu bir kez daha görebilmek için fırsat kollamış.

Prenses de bu delikanlıya gönlünü kaptırmıştı. Onun zarar görmemesi için günlerce kendini saraya kapatmıştı. Ancak fakir delikanlı, dayanamayıp bir gece sarayın bahçe duvarına tırmanmış. Yine göz göze geldiklerinde, tam konuşacakken saray muhafızları onu yakalamış.

Kralın huzuruna çıkarılan delikanlı, nasıl olsa ölümle cezalandırılacağını bildiğinden, cesurca prensese olan aşkını anlatmış. Kral, tam ölüm emrini verecekken, kızının yalvarışlarına dayanamayarak başka bir ceza vermeye karar vermiş.


İşte hikâyemiz burada başlıyor.

Kral, hemen bir gemi hazırlatmış. Gidilebilecek en uzak adaya bir fener yaptırarak fakir delikanlıyı orada tek başına yaşamaya mahkûm etmiş.

Aylar geçmesine rağmen prensesi unutamayan delikanlı, aşkını kâğıtlara dökmüş ve martılara anlatmaya başlamış. Artık bütün martılar, onun prensese olan aşkını bilirmiş. Bir süre sonra martılar, yazdığı mektupları prensese götürmeye başlamış.

Zamanla prenses de mektuplar yazmış ve martılar aracılığıyla bu aşk iyice büyümüş. Ta ki… Bir sabah, sarayın bahçesinde kahvaltı yapan kral, kızının penceresine ağzında mektupla konan martıyı görene dek.

Beklenildiği gibi öfkelenmemiş. Aksine, ağlayarak kızına sarılmış ve hayvanların bile bu aşkı anlayabildiğini, kendisinin anlayamadığı için utandığını söylemiş. Hemen bir gemi gönderip fakir delikanlıyı getireceğini ve kızını onunla evlendireceğini müjdelemiş.

Mutluluktan havalara uçan prenses, delikanlıya olanları anlatan bir mektup yazmış. Mektubu götürecek martıya, düğüne bütün martıların davetli olduğunu da söylemiş. Martı sevinçle havalanmış.

Tam yolun yarısına gelmişken, karşıdan gelen birkaç martı arkadaşına daveti iletmek için gagasını açmış… İşte o anda mektup denize düşmüş. Tüm martılar mektubu aramaya başlamış ama bulamamışlar.

Bu arada prensesten mektup alamayan fakir delikanlı, mektuplarını iletecek bir tek martı bile bulamamış. Uzakta martıları görse de yanına gelmiyor, hâlâ mektubu arıyorlarmış. Prensesin kendisini unuttuğunu ya da artık istemediğini sanan delikanlı, büyük bir umutsuzluğa kapılmış.

Bir gün, fenerin tepesinden kayalıkların üzerine atlayarak intihar etmiş. Kralın gemisi adaya vardığında, yalnızca delikanlının soğuk bedenini bulabilmişler.


İşte o günden beri martılar, denizler üzerinde uçar. Hep o kaybolan mektubu ararlar. Onu bulup bu büyük aşkı yeniden canlandırabileceklerine inanırlar… Ve bu yüzden hâlâ denizlerin üzerinden ayrılmazlar.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

-кυмѕαℓ- Kupa Kızı ❤