Bir Aşk Hikayesi 🕊️❤️

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
Mart 17, 2026 - 23:11 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 4  949
Bir Aşk Hikayesi 🕊️❤️

Bir zamanlar, yalnızlığın ağır ağır çöktüğü eski bir evde yaşayan bir adam vardı. Günleri sessizlikle, geceleri ise düşüncelerle geçerdi. Ne bir dostu vardı ne de kapısını çalan bir misafiri…

Bir gün, baharın ilk sıcak rüzgârlarıyla birlikte küçük bir kırlangıç gelip adamın penceresine kondu. İncecik sesiyle camın ardından adama seslendi:

“Ben seni çok seviyorum. Lütfen pencereyi aç, beni içeri al. Birlikte yaşayalım.”

Adam, şaşkınlıkla kuşa baktı. Kaşlarını çatarak başını iki yana salladı:

“Olmaz, seni içeri alamam. Sen bir kuşsun… Hiç kuş adama âşık olur mu?”

Kırlangıç pes etmedi. Ertesi gün yine geldi. Gözlerinde umut, sesinde sıcaklık vardı:

“Lütfen pencereyi aç. İçeri al beni… Sana dost olurum, arkadaş olurum. Canın sıkılmaz. Birlikte yaşar, günleri paylaşırız.”

Adam bu sözlere rağmen yüzünü buruşturdu:

“Olmaz! Git başımdan…” dedi sertçe.

Günler geçti. Kırlangıç son bir kez daha geldi. Bu kez sesi biraz daha yorgun, biraz daha kırgındı:

“Lütfen… Beni içeri al. Soğuklar başlamak üzere. Biliyorsun, ben sadece sıcak havalarda yaşayabilirim. Eğer beni almazsan, uzak diyarlara gitmek zorunda kalacağım. Oysa burada kalmak istiyorum… Seninle. Birlikte yemek yeriz, omzuna konarım, seni neşelendiririm. Sen de benim gibi yalnızsın…”

Adamın kalbi bir an tereddüt etti belki ama gururu ağır bastı:

“Git derhal başımdan! Ben yalnız kalırım…” dedi ve kuşu kovdu.

Kırlangıç, bu sözlerin ardından sessizce kanat çırptı. Uzaklaştı… Gittikçe küçüldü ve sonunda gözden kayboldu.

Adam, pencerenin önünde uzun süre durdu. İçinde garip bir boşluk hissetti. Sonra kendi kendine mırıldandı:

“Ne kadar aptalım… Neden onu içeri almadım? Ne güzel birlikte yaşayabilirdik…”

Pişmanlık, yavaş yavaş içini kapladı. Ama artık çok geçti.

Kendi kendini avutmaya çalıştı:

“Nasıl olsa yaz gelince geri döner. O zaman içeri alırım, birlikte mutlu bir hayat yaşarız.”

Bu düşünceyle pencereyi sonuna kadar açtı ve beklemeye başladı.

Günler geçti… Mevsimler değişti. Yaz geldi. Gökyüzü yeniden kırlangıçlarla doldu. Ama onun kırlangıcı… hiç gelmedi.

Adam, yaz boyunca pencerenin başında bekledi. Gelen her kırlangıca sordu, ama hiçbiri onu görmemişti.

Sonunda çaresizce bir bilgeye gitti. Hikâyesini baştan sona anlattı. Bilge, adamın gözlerinin içine baktı ve sakin bir sesle şöyle dedi:

“Kırlangıçların ömrü altı aydır…”

Adam o an anladı.

Bazı fırsatlar, bazı sevgiler ve bazı insanlar… sadece bir kez kapını çalar.
Ve bazen, bir pencereyi açmak için geç kaldığında artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

кυмѕαℓ Kupa Kızı ❤